Altı Esma’nın tarifi ve anlamı:

(1) “Euzübillahimineşşeytanirracim

Bismillâhirrahmânirrahîm” denildiğinde; şeytan 70 yıl öteye kaçar. (B) kapıdır, bir yandan dünyaya giriş, bir taraftan da dünyadan çıkıştır. Kur’an-ı Kerîm’in sırrı Fatiha Sûresi’nde, Fatiha nın sırrı Besmele’de, Besmele’nin sırrı (B) harf inde. (B) harfinin sırrı da noktasında toplanmıştır.
Her şeyin bir kalbi var; Kur’an’ın Yâsîn-i Şerif, Yâsîn-i Şerifin Fatiha, Fatiha’nın kalbi Besmele-i Şeriftir. Tasavvuf yaşantının kalbi de “Tevhid”  dir.
Besmele’de Allah’ın 1001 ismi mahfuzdur. Kalbin anahtarı Besmele’dir.
Her Sûre Kur’an-ı Kerîm’de bir d e fa bulunur, Besmele ise 114 defa inmiştir.
Her hayırlı işin başlangıcı Besmele iledir.
Gönüllere rahmet yapsın! Rahman hatırı için herkese rızkını verir. Rahman da Rahim de besmelenin içinde. Rahman dünyayı besler. Rahim ahirete sesler.
Nefs-i emmâre ve şeytanın kamçısı Besmele’dir. Besmelesiz yemekte unutkanlık olur. Besmele gönüllerin anahtarıdır, Besmele Kur’an’ın anahtarıdır.
Altı Esma çalışanlara cin yaklaşamaz, hele 100 Besmele’den sonra gelemez.

(2) “Estağfirullah EL-Azim”

denildiğinde anadan
doğ-muş gibi büyük ve küçük günahlar affolur.
“Estağfirullah” küçük günahlar için, “El-Az im”
büyük günahlar için.

(3) Salavat-ı Şerife “Allahümme salli ala seyyidina
Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed”

Güzel olarak ihlâsla yapılan Salavat-ı Şerife,
kavak ağacından dökülen yaprak gibi günahları
döker. Kötü dilleri düzeltir, kararmış gönülleri
diriltir, harabe olan gönülleri neşelendirir.
Salavat-ı Şerife lerin en âlâsı namazda okunanlardir.
Perşembe günü ikindi vaktinden Cuma gününün ikindi sonrasına kadar Salavat-ı Şerife yapılırsa anında Peygamber Efendimiz’e ulaşır, yani otomatiktir ve Peygamber Efendimiz; “aldım kabul ettim ” der. Diğer zamanlarda yapılanlar mektup misali ulaşır.
Güzel bir koku duyulduğunda Salavat-ı Şerife getirilecek! Pis koku duyulduğunda ise;
“Hasbünellahi ve ni’mel vekil” (Allah bize yeter, O
ne güzel vekildir.)
Güzel kokular, tatlı şeyler ikram edilirken
Peygamberimiz (s.a.v.)’i anıp, O’na salavat getiriniz!
Salavat-i Şerife getirilirken sarılmak yok,
muşafaha, yani tokalaşmak var. Tokalaşmaya
başlarken Salavat-ı Şerife getirilmeye başlanacak,
Salavat-ı Şerife bitmeden eller bırakılmayacak!
Ellerin birbirine kenetlenmesi gönülleri birbirine
kenetleştirir. Gönüllerde yaşanan kötü huyları
temizler, iyilikleri geliştirir. Zaten Peygamberimiz
Hazret-i Muhammed Sallallahü Aleyhi
Vesellemden bize bir hediyedir.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle buyuruyor;
,ı ;.{?£- J-L^- (jr-L*J dJ-^ J “Ve inneke le’ala
hulugın azim” Ve sen pek büyük bir ahlak üzerindesin (Kalem Sûresi 4. âyet).

(4) “La ilahe İllallah”

Bütün amellere kul hakkı el koyar, ancak Kelime-i Tevhid’in sevabı müstesnadır. Çünkü Kelime-i Tevhid Allah’ın zatına mahsustur. Bu nedenle Kelime-i Tevhid’e çok çalışın. Zikirlerin en verimlisi, en zengini Kelime-i Tevhid ‘dir.
Tevhid sözlerinin tesiri uzun süre devam eder. Tevhid’in esrarını bilseler, yemin ederim ki, yerde sürünenler bile Tevhid çeker. Fakirlerin en büyük sadakası Tevhid’dir. İçteki ve dıştaki gururun temizlenmesi lâzım.
Devamlı Kelime-i Tevhid söylenirse gönüle Muhabbet-i Hak, Muhabbet-i Resûlullah doğar.
Yüzbin salavattan, bir “La İlahe İllallah” üstündür.
Bizim en büyük silahımız “Tevhid”.
Gerçek Tevhid’le meşgul olanda kalp hastalığı olmaz. Kalbi Hak’la meşgul olanda kalp hastalığı olmaz.
Ağır günahla duçar olanlara, Peygamberimiz Kelime-i Tevhid’in şifa olduğunu söylüyor.
Devir mühim, ihtikata bağlı. Bir adamı defnedip devrine oturuyorlar. Bunlardan birisi, saf bir adam devir yapılan yerde ağlıyor, sel gibi yaş geliyor. ‘Devir bitiminde ise aynı şahıs gülümsüyor. Bir başkası o ağlayış ve gülüşün sebebini soruyor, kurcalama dediyse de ötekine söz dinletemiyor, sonuçta açıklıyor; “ölen adam önce yedi Cehennem hışmıyla azap görüyordu, dayanamadım, içim yandı, bir de baktım ki devir sonunda gül bahçelerinde gördüm, onun için güldüm ” diyor. Soran şahıs gizli 71.000 Tevhidi yapmış, kalbinde hazırlamış, kalben gizlice devir yapılanın ruhuna hediye etmiş. Ağlayanı sıkıştıran adamda o. Devir hesabı yaşa göre yapılıyor, fıkıhtan bakılır. Kendi amel defterimiz için de 71.000-500.000 Kelime-i Tevhid yapabilirsiniz. Başta Sevgili Peygamberimiz ve diğer Peygamberlerin yüzü suyu hürmetine, Ümmet-i Muhammed’in ruhuna bağışlamak çok mühim. 71.000 Kelime-i Tevhid “La İlahe İllallah ” diyen insana çekilir.
Tevhid 71.000 olacak. Bir oldu mu Alah’ın ismi içindir. Tek oldu mu iyidir.
Zikrullahın kaynağı Kelime-i Tevhid ve Lafza-ı
Celâl’dir.

(5) “Allah”

Lafza-ı Celâl, denildiğinde Allah’ın beşbin ismini cem ederek bir anda söylenmiş gibi
olunur.
Bir kere Allah demek, beşbin ismini söylemekten daha faziletlidir.

(6) “Hu”

Hu, Allah’a kavuşmak, maksada ulaşmaktır. Hu; İsm-i A’zâm’dır, Altı Esma’nın tercümanıdır. Evliyanın kalp gözünü açan Hu’dur.
“Hu ” demek; “ben Sen’ den geldim, Sen gönderdin, yine Sana döneceğim”, “Allah’a kavuşmak” demektir. Hu, sana kavuşacağım. Hu, hedefe kavuşmaktır.

Gaye; Allah’a kul, Peygambere ümmet olmak. Hu, İsm-i A’zâm’dır. Nasıl olur? İsim o isim, ama ağız o ağız değil. Hu ismi “Sen’den geldim Sana döneceğim” diyor. İsim o isim, ağız o ağız olmadı mı gemi karaya vuruyor.
Kimsenin bulunmadığı yerde hulus-i kalple “La İlahe İllallah ” dedin mi, Allah kâinatı hizmetine döker.
Yüzbin tane gelişigüzel şeyleri okuyana kadar bir teşbih kadar Allah’ı zikir et daha iyidir.
Kur’an-ı Kerîm’de zikirle ilgili öyle âyetler var ki: insanlar anlasa kalpleri ve dilleri hep zikirle meşgul olur.
Zikirle meşgul olmayan gönüller ölüdür. Zikirle meşgul olan gönüllere Mahşer, Mizan, Sırat’ta sıkıntı yoktur. Hazret-i Allah “Beni az dahi olsa kim hatırlarsa Ben onunla beraberim” buyuruyor.
Ehl-i tasavvufta ders (zikir) görevi aynı beş vakit namaz gibidir. 24 saatte bir defa aksattın mı, Allah’a ve Resûlullah’a giden kabloyu taşıyan direklerden biri yıkılmış olur.
Bir kere Allah demek, beşbin ismini söylemekten daha faziletlidir.
Teşbihte 100 rakamına bağlı kalmak lâzım.
Rızıkta, geçimde sıkıntısı olanlar 100 bin ile 250
bin “İhlâs-ı Şerif Sûresi” ni okusunlar! Peygamberimiz’e karşı sevgisi az olanlar da 100 bin ile 250 bin “Salavat-ı Şerife” getirsinler!
Cenâb-ı Allah’ın her isminden bir canlı yararlanır.
Altı Esma Hazret-i Peygamberimiz’in manen Hazret-i Veysel Karânî’ye ve tüm sahabeye verdiği derstir. Onların hepsi; Hazret-i Veysel Karânî, Hazret-i Ebûbekir, Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali bizim pirlerimizdir.
“Ellah” mı yoksa “Allah” mı denecek? Aslında ne tam “E” dir, ne de “A”. İkisinin arasında söylenen bir harftir. Siz okurken hem “E” ile hem de “A” ile okumayın, ikisinin arasında çıkan harfle söyleyin.
“La ilahe illallah ” derken dikkat edilecek. “La ilahe ” söylenirken uzatmak serbest, gidebildiği kadar gitsin, “illallah ” çok hızlı ve keskin denecek. Eğer “illallah ” derken uzatırsanız Allah’ın varlığından bir şüphe etmiş gibi olunur. “Allah” lafzı söylenirken de baştaki harfler uzatılmadan, sondaki harfler de uzatılarak söylenmelidir.
Allah (c.c.) Ayet-i Kerîme’de; “Ey îmanla müşerref olan kullar! Gönüller ancak Beni zikretmekle mutmain olur, ruhlar ancak Beni zikretmekle huzur bulur ” buyurmaktadır.

BAZEN KULLANICILARIMIZA YAZILARIMIZ KARIŞIK GELDİĞİ İCİN KISA OLARAK DA EKLEMEK İSTEDİK.

(Efendimiz (s.a.v.) manen Veysel Karani’ye ve Ashabına öğretmiş günde en az bir defa okunması ve devam edilmesini tavsiye etmiştir.)

– ALTI ESMA –

(Efendimiz (s.a.v.) manen Veysel Karani’ye ve Ashabına öğretmiş günde en az bir defa okunması ve devam edilmesini tavsiye etmiştir.)

– ALTI ESMA –

* 100 Bismillahirrahmanirrahîm.

* 100 Estağfirullah el azim.

* 100 Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed.

* 100 La ilahe illallah.

* 100 Allah.

* 100 Hu.

3 İhlas, 1 Felak, 1 Nas, Fatiha ve DUA.

”İlahi ente maksudi ve rızaike matlubi.”

(Hasıl olan sevabı ilk Hz.Muhammed (s.a.v.) ve Ashabın ruhlarına olmak dua yapılır.)

***

NOT;

ALTI ESMA zikrinde 100 rakamının ilk 3’ün de yapmamız gerekenler.

1. ESMA’nın ilk 3’ünde

>> “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm.” çekilir.

2. ESMA’nın ilk 3’ünde

>> “Estağfirullahe’l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûmü ve etûbü ileyh.”

3. ESMA’nın ilk 3’ünde

>> “Allahümme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ âli Seyyidina Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrâhime ve alâ âli İbrâhim. İnneke hamîdün mecîd.”

Ve 100. sayı ESMA’da ise

“Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârekte alâ İbrâhime ve alâ âli İbrâhim. İnneke hamîdün mecîd.”

4. ESMA’nın ilk 3’ünde

>> “La İlahe İllallah MuhammedenResullullah” denir.

5. ESMA’nın ilk 3’ünde

>> “Allah Celle Celalühü ve Celle Şanuhü”

6. ESMA’nın İlk 3’ünde ve 100.’de “Huvallahüllezi lâ ilahe illa HU” denir.

(Veysel Karani, Cüneyd-i Bağdadi, Seyyid-i Yahyâ Şirvânî, Somuncu baba, Taptuk baba, Yunus Emre, Hacı Bayramı veli, Emir Sultan, Akşemseddin vb. daha nice Evliyalar bu ALTI ESMA zikri ile Allah (c.c.)’un rızası olan varisi Muhammed mertebesine ulaşmış, aşkı Muhammed’iyi bulmuşlardır.)

·

Hadisi Şerif; “Hayra vesile olan yapan gibidir.” (Tirmizî, Ilm,14.)

Paylaşarak hayra vesile olun.

Kaynak: Alıntıdır