“Bireyin Rabbinden başlayarak kendisine, aile ve akrabasına, topluma karşı genişleyen sorumluluk halkası diğer canlılar ve içinde yaşadığı cansız çevre ile tamamlanır. İnsan, çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için emrine verilen hayvanlara karşı merhametli olmalıdır. Hayvanlarla ilişkilerde, hangi amaç için kullanılırsa kullanılsın onları ürkütmemek ve onlara eziyet etmemek temel ilkedir.”

Hz. Peygamber’in, bir köpeğe su vermesinden dolayı günahkar bir kimsenin Allah’ın affına mazhar olacağını söylemesi (84 M5861 Müslim, Selâm, 155.), bir kediyi hapsederek ölene dek aç bırakan kişinin ise cehenneme gireceğini bildirmesi bu prensibin gereğidir (85 B2364 Buhârî, Müsâkât, 9.).

Hayvanlara iyi davranmayı teşvik eden Resülullah, “Bu dilsiz hayvanlar hakkında Allah’tan korkunuz. Onlara (binmeye) elverişli hallerinde bininiz ve onları (yemeye) elverişli hallerinde yiyiniz” (86 D2548 Ebû Dâvûd, Cihâd, 44) buyurmuştur. Onların doğasına aykırı şekilde kullanılmasını ve sırf eğlenme maksadıyla hedef yapılmasını da yasaklamıştır (87 B2324 Buhârî, Müzâraa, 4., 88 M5059 Müslim, Sayd, 58.).

Kendisine, “Ya Resülallah, hayvanlara iyilik etmede de bizim için ecir var mıdır?” şeklinde yöneltilen soruya, “Her canlıya iyilik için ecir vardır.” (89 B2466 Buhârî, Mezâlim, 23.) diye cevap vererek tüm canlılara karşı merhametli davranma sorumluluğunu hatırlatmıştır…” – Hadislerle İslam III İnsani Sorumluluk / Büyük Emanet, 3. Cilt, 108/656.