“LA TAHSEN” “Üzülme! ALLAH bizimle beraberdir!” (Tevbe: 9/40)

Bu dünya bir meydan-ı tecrübe ve imtihandır ve dar-ı teklif ve mücahededir. İmtihan ve teklif, iktiza ederler ki, hakikatler perdeli kalıp, ta müsabaka ve mücahede ile Ebu Bekir’ler âlâ-yı illiyyîne çıksınlar ve Ebu Cehil’ler esfel-i sâfilîne girsinler.

Allah Teâlâ (Celle Celalühü) âyet-i kerîmede şöyle buyuruyorlar: (Ey mü’minler!) Şu öğüdü iyi dinleyin: Zorluklar karşısında yılgınlığa düşmeyin, bu uğurda başınıza gelebilecek acı olaylardan ötürü sakın gevşemeyin, üzülmeyin. Zira eğer gerçekten mü’minler iseniz eninde sonunda muhakkak en üstün gelecek olan sizlersiniz.” (Âl-i İmrân: 3/139) Bu âyet-i kerîmede zikredilen üstünlük, maddî veya manevî olmak üzere iki türlü tefsir edilebilinir. (Âlusi)

Hizmet ehlinin, türlü zahmet ve meşakkatlerle karşı karşıya kalması gayet tabiîdir. İşte bu zorluklar karşısında sebat gösterip sabırla yola devam edilirse, ilâhî yardıma mazhar olunacak ve Allâh (Celle Celalüh)’ın izniyle başarıya ulaşıla-caktır.

Bu konuda; Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Hadis-i Şeriflerinde şöyle: “Ey Rabbim! Âcizlikten, tenbellikten, korkaklıktan, eli kolu dökülür derecede tâkatsizlikten sana sığınırım…” buyurdular: (Buhârî, Deavât, 38)

Bu hadis-i şerifi göz önünde bulundurularak, hizmette muvaffakiyetin en esaslı anahtarı sabır ve sebattır diyebiliriz. Bu konu ili ilgili Allah Teâlâ (Celle Celalühü) başka bir âyet-i kerîmede ise şöyle buyuruyorlar: “Ey iman etmiş olan kimseler! Allah yolunda mücadele verirken İbadetlerin meşakkatlerine ve karşınıza çıkabilecek zorluklara sabredin, bıkıp usanmadan devam edin.  Zulme karşı toplumsal direnç göstererek birbirinizle sabırda yarışın! Gerek düşmanlar-dan gelebilecek saldırılara, gerek şeytani vesveselere ve ayartılara karşı her an uyanık ve hazırlıklı olun ve birde Allah’tan gelen ilkeler doğrultusunda hayatınıza yön vererek kötülüğün her türlüsünden titizlikle sakının ki, böylelikle umduğunuz o zafer ve kurtuluşa erebilesiniz!” (Âl-i İmrân: 3/200)

Hülâsa, yapılan hizmetlerin Allah (Celle Celalühü) katında makbul olması, onun ciddî bir edeb ve hassâsiyetle ifâ edilmesine bağlıdır. Gelişigüzel yapılan gayretlerin umulan neticeyi hâsıl etmesi çoğu zaman mümkün olmadığı gibi bazen arzu edilmeyen neticeler verebileceği de bir gerçektir.

Bu bakımdan hizmet ehli, hizmet sahasının gerektirdiği bilgi ve beceriye sâhip olmalıdır. Bu liyakat kazanılmazsa, isabetli hizmet yapılamayacağı gibi, aksine zararlı bile olunabilir. Güzel ve sağlam bir şekilde yapılan hizmetler, hiçbir zaman zayi olmaz.

Şu bir gerçektir ki, mü’mini, yegâne kudret sâhibi olan Allâh (Celle Celalüh)’a bağlayan iman, aynı zamanda bir heyecandır. Bu heyecana sâhip olan bir mü’minin gözü hiçbir şeyden korkmamalı, azmi kırılmamalı ve ümitsizliğe düşmemelidir. Sıkıntılar karşısında tıkanıp bedbinliğe düşmek, yılgınlık gösterip kenara çekilmek, bir acizliktir. Acizlik ise bir Müslümana asla yakışmayan bir durumdur.

Burada konuyu İmam-ı Gazali’nin bir cümlesi ile noktalamak istiyorum:  “Sana kötülük yapanları Allah (Celle Celalüh)’a havale et, kötülüklerinden O’na sığın. Eğer intikam almaya uğraşırsan, daha büyük zararlarla karşılaşırsın ve ömrünü boş yere harcamış olursun.”

 

Bu duygu ve düşüncelerle birlikte; Müşerref olduğumuz Cuma’nızı en kalbî duygularımla tebrik ediyor, Cenab-ı Allah’tan iki cihan saadetleri niyaz ediyorum.